IRKÇILIK VE MAZRUF’UN YAMULTTUĞU SURAT!

0
221

Dursun ERKILIÇ

Avrupa’dan bir gol daha yedik!

Türkiye ve Almanya’nın düzenlemek için aday olduğu 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın (EURO 2024) ev sahipliği konusunda rakibimiz tercih edildi. Oylama sonucu: Almanya 12, Türkiye’ye 4.

Futbol ülkesi olmanın…

Avrupa’nın en iyi statlarına sahip olmanın…

Her türlü güvenceyi vermenin bir anlamı ve önemi yokmuş.

Önemli olan, artık pis pis sırıtan ‘Avrupa ırkçılığı’nın içine koyacağınız her şeymiş…
EURO 2024’ün ev sahipliğini Türkiye’ye vermeyi, “Türkiye’nin Avrupalı olduğunun tescili” gibi gördüler belki de!

Aslında, Mesut Özil’in açıklamalarını hatırlayıp, “bunlar bu turnuvayı biz vermez” dememiz gerekirdi ama kendimize ve yaptığımız, yapmakta olduğumuz yatırımlara çok güvenerek çıkmıştık ortaya…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri bu özgüvenin en yetkili ağızdan seslendirilmesiydi, duymadılar…

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun “Onca güçlü yanlarımıza rağmen ülkemize verilmemesi UEFA açısından ve EURO 2024 açısından üzücü bir durumdur. Bizim ülke olarak organizasyonlar noktasındaki gücümüz, kalitemiz, standartlarımızın yüksekliği bellidir. Tesislerimizin, statlarımızın kalitesi, yeniliği ortadadır. Bu anlamda bizim ülke olarak kaybettiğimiz hiçbir şey yoktur” sözleri durum tespiti ve teselli adına hoş bir seda bıraksa da, alınan bu karar ile Avrupa’nın ırkçı yüzü kabak gibi çıkmıştır ortaya.

UEFA Başkanı Aleksander Ceferin, kararı açıklamadan önce yaptığı kısa konuşmada, iki önemli aday olduğunu belirterek, “İkisi de futbol ülkesi. Maalesef sadece biri bu turnuvayı düzenleyebilecek” sözleriyle bir gerçeği dile getirse de, zarfı açıp kararı açıklarken yüzüne sinen ifade, bir haksızlığın surata yansıyan utancı gibiydi…

Neyse, sözü uzatıp da can sıkmayayım. Vaziyet şudur:

Sorulası soru sorulmayınca

Mesut Özil hali görülmeyince

İkibin yirmidört verilmeyince

Futbolda ırkçılık neymiş anladık

 

Kararı veren o zevata bakıp

Karara sevinen gavata bakıp

Kararı duyuran surata bakıp

Futbolda ırkçılık neymiş anladık