FENERBAHÇE ÜLKE SORUNU!

0
206

Dursun ERKILIÇ

 

Fenerbahçe, Türk futbolunu yöneten herkes için ibretlik ama hüzün veren bir sezon yaşıyor…

Herkes kafa yormalı!

Anlatacağım…

Ayrıca, hangi takımın taraftarı olursa olsun her gerçek futbolsever sarı-lacivertlilerin içinde bulunduğu duruma üzülüyor olmalı…

Neticede bu takım bu ülkenin en güzide kulüplerinden birinin futbol takımı…

İNANILACAK GİBİ DEĞİL

Spor Toto Süper Lig’in 15. haftasında Akhisarspor’a deplasmanda 3-0 mağlup olan Fenerbahçe, averajla rakibinin altına inerek küme düşme hattına girdi.

Şu hale bakar mısınız; sarı-lacivertliler, ilk 14 haftada 28 puan kaybedip 14 puan alabildi.

İstatistikler gösteriyor ki 1959 yılından bu sezona 30 kez 18 takımla oynanan ligin ilk 17 haftalık periyodunda Fenerbahçe hiç bu kadar kötü olmamış. Yazıktır, günahtır!

KAFA YORALIM DEDİM YA…

Olmuşla ölmüşe çare yok!

Şu gerçeği masaya yatıralım:

-Yerli teknik direktör mü, yabancı teknik direktör mü?

Samim söylüyorum:

-Fark etmez!

İtirazım var…

Kulüp yöneticileri, yüz milyonlarca dolarlık bütçelerle oluşturdukları takımı emanet ettikleri yabancı teknik direktörlere, yerli hocalara imzalattıkları mukaveleyi imzalatabiliyor mu?

Cevap ‘hayır’ ise benim tercihim yerli teknik direktörden yanadır…

Yerli hoca hiç değilse, 10 haftada 1 galibiyet almanın utancını haftalar önce yaşar ve ‘bana müsaade’ der!

Parasını bile aylar sonra alır. Belki de alamaz…

Yabancı hoca ise 10 hafta maç kazanamadığı halde ‘görevimin başındayım’ pişkinliğiyle çıkar kameraların karşısına…

Amaç… Amaç belli, kovulmak ve mukavelede yer alan tazminatı kapıp tüymek…

Bu konu pek çok yabancı futbolcu için de geçerli…

Bir Gençlerbirliği taraftarı olarak diyorum ki hem milyonlarca taraftarın kapıldığı hüzün girdabı hem de ‘bizlerin aklının ermediği’ mukavelelerle yabancılara ödenen paralar Fenerbahçe’nin içinde bulunduğu durumu bir Türkiye meselesine dönüştürüyor. Yazıktır, günahtır!

YÖNETİME TALİP OLANLAR…

Bütçeleri devasa olduğu için futbol kulüplerinin yönetimine talip olanlar da son yıllarda yaşanan bazı gerçeklerden ders almalı ve buna göre bir tavır sergilemeli…

Beşiktaş’ın 16 yıl başkanlığını yapan Türk futbolunun gerçek efsanelerinden Süleyman Seba’yı deviren Serdar Bilgili, bir Fenerbahçe maçı sırasında taraftarların küfür ve hakaretlerine maruz kalınca, “28 yaşımdan 40 yaşıma kadar işimi, ailemi, kızımı ihmal ettim. Dünkü maçta aileme, onuruma çok ağır hakaretler edildi” diyerek, futbol dışı bu rezaletin ardından takımını kongreye götürerek kulüpten ve futboldan kopup gitmişti…

Fenerbahçe’nin FETÖ kumpasına neredeyse tek başına direnen efsane başkanlarından Aziz Yıldırım ise daha yakın zamanda bilindiği gibi Ali Koç tarafından yerinden edilmişti.

Ali Koç büyük umutlar ve vaatlerle göreve başladı ama sonuç ortada. Kayıp puanlar ve yabancılara ödenen tazminatlar. Yazıktır, günahtır!

SON SÖZ

Fenerbahçe bu krizi atlatır…

Büyük takım ruhu ayağa kalkarsa sorunlar bir bir aşılır…

Yöneticilerin yukarıda anlattığım tavrı sürerse ruh ne yapsın?!

Yazıktır, günahtır!