VELİ(T)AHT!

0
195

Dursun ERKILIÇ

 

Dünyada iki tür millet vardır…

Birincisi; her şeye rağmen özgür yaşayanlar…

İkincisi; ne yaparsanız yapın zillet içinde olanlar…

TÜRK MİLLETİNİN YERİ…

Çok şükür ki Türkiye, ‘her şeye rağmen’; yani; yüzyıllara yayılan haçlı/emperyalist saldırılara, iç ve dış ihanetlere, dost görünümlü düşman desteğiyle kana doymayan teröre, yıkıcı/bölücü isyanlara, kompradorundan burjuvasına uzanan işbirlikçi kösteklemelere rağmen Türk Milleti binyıllara uzanan mazisinde özgür ruhunu öldürmemiş, hürriyeti uğruna ölmekten çekinmemiştir…

Bu hal, Orta Asya bozkırlarında da böyleydi, Asya, Kafkasya, Anadolu bozkırlarında, dağlarında, yaylalarında da böyle…

Hiçbir ülkenin mal gözlü, paragözlü, sömürgeci yöneticisi bu milletin liderine “Biz olmasak 2 hafta bile dayanamazsın” dememiştir, diyememiştir. Diyemez de…

ABD Başkanı Donald Trump, Körfez’deki ‘müttefiği’ Suudi Arabistan Kralı’na demiş, diyebilmiştir. Diyecektir de…

ORDUN İÇİN ÖDEME YAPMALISIN

Trump’ın sözlerini hatırlayın:

“Suudi Arabistan’ı koruyoruz. Onlar zengin diyebilirsiniz. Ve Kral’ı, Kral Selman’ı seviyorum. Ama ona dedim ki ‘Seni koruyoruz -biz olmasak orada (iktidarda) 2 hafta bile duramazsın- Ordun için ödeme yapmalısın…”

O ödemeyi yüz milyarlarca dolar olarak aldı, alıyor. Alacak da…

Bir de Trump bunu sadece telefonda ya da masa başı toplantılarda söylemiyor, düzenlediği mitinglerde de anlatıyor bağıra, çağıra…

PARALARI HAZIRLA MESAJI…

Mesela, yukarıdaki sözü ettiği aynı gün Batı Virginia’da yaptığı mitingde dedi ki:

“Suudi Arabistan’ı seviyorum. Onlar harika. Kral Selman. Bu sabah onunla konuştum. Dedim ki Kral, trilyonlarca doların var. Biz olmasak ne olacağını kim bilir… Bizimleyken tamamen güvendeler. Ancak biz almamız gerekenleri alamıyoruz…”

Arapçaya tercümesi o kadar kolay ki!:

-Paraları hazırla geliyorum…

Hazırlandı, hazırlanıyor. Hazırlanacak da…

Hele Cemal Kaşıkçı cinayeti dolayısıyla kucağa oturttuğu ve kuyruğunu eline doladığı Veliaht Prens kral olsun ondan sonra görün sömürü ve zilletin mesabesini…

ÖYLE BİR TEPKİ GÖSTERDİ Kİ…

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, sözüm ona tepki gösteriyor:

“Suudi Arabistan tarihte 1744’ten bu yana mevcut. Sanıyorum, ABD’den 30 yılı aşkın süre önce vardı… Suudi Arabistan güvenliği karşılığında herhangi bir bedel ödemeyecektir. ABD’den aldığımız tüm silahların parasını ödedik. Bunlar bedavadan gelen silahlar değil…”

Trump yerin dibine girmiş olmalı!

FARSÇA ÖĞRENMEMEK İÇİN…

Ya Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın sözlerine ne demeli.

“Biz olmasak Suudi Arabistan bir haftada Farsça konuşmaya başlar. Biz yardım etmesek orduları kese kağıdıyla bile savaşamaz. Bizim onlara ihtiyacımız olduğundan daha fazla onların bize ihtiyacı var…”

Tercümeye gerek var mı?

DEMOKRASİ DEĞİL, TAHT OYUNLARI

Demokrasi, seçim, sandık demiyorum; taht oyunları içinde türlü oyunlarla öne çıkan Veliaht’ın geleceği var mı?

Olabilir ama gelecek gelmeden bir son da mümkün…

Çünkü sadece içerideki muhaliflerini değil başka ülkelerin liderlerini bile dünyanın gözü önünde rehin alıyor, psikolojik ve fiziki işkenceye tabi tutuyor, öldürüyor, kestirip, biçtirip, parçalatıyor…

İNSANLAR O ÜLKEYE GİTMEYE KORKUYOR

Lübnan Başbakanı Saad Hariri’yi bir hafta Riyad’da alıkoymak, birçok prens ve bürokratı otellere hapsedip paralarına çökmek, ‘Çöl Davosu’na davet ettikleri Gabon Cumhurbaşkanı Ali Bongo’yu önce gözlerden uzaklaştırmak sonra hastaneye mahkum etmek, gazeteci Cemal Kaşıkçı’yı konsoloslukta katlettirmek gibi hukuk ve insanlık dışı uygulamaların bir karşılığı olmalı. Olacaktır da…

Bu işlerden öyle Trump’a para aktararak kurtulmak kolay değil.

Göreceksiniz, Prensin arkasına ilk geçen de Trump olacak!

“Batılı ülkeler çok mu masum? Onların yöneticileri, istihbarat örgütleri çok mu tertemiz” diye sorulabilir. Asıl kan onların elinde! Çünkü Veli(t)aht’lar onların elinde bir oyuncak, bir maymuncuk…