ÇOCUKTA AYARI KAÇIRMAMALIYIZ

0
122

‘Çocukta ayarı kaçırmamalıyız’

ORHAN KEMAL ERKILIÇ / Ankara

 Günümüzde aileleri, anne-babaları korkutan en büyük “sorunlardan” biri çocuk yetiştirmek. Beslenmesinden okumasına, meslek sahibi olmasından evlenmesine, çocuk sahibi olmasından boşanmasına kadar her aşaması zorlu bir süreç olan “çocuk”, anne-babaların gözünde hiç büyümeyen ve her şeylerine müdahale edilmesi gereken biri. Peki bu bitmeyen süreçte ebeveyn, çocuk ilişkisinde ne tür olumlu ya da olumsuz davranışlar var? Anne-babalar neye dikkat edecek? Her isteği yerine getirilen bir çocuk mutlu olur mu? Çocuğun kullanma kılavuzu var mıdır? Kuşak çatışmasının çocuk ile ailesi arasındaki ilişkiye etkileri nelerdir? Milliyet sordu, Psikiyatri Uzmanı Dilek Türkoğlu yanıtladı.

– Hayatımızdaki her şeyi çocukluk dönemine mi borçluyuz?

– ‘Çocuk insanın babasıdır’ derler. Gerçekten de şu anki halimiz çocuklukta öğrendiklerimizle bağlantılıdır. Biz bunları hayatın içinde yaşarken öğreniriz. Ama aynı ortamda doğan çocuklar ikiz bile olsa hatta bazen tek yumurta ikizlerinde bile farklı kişilikleri olur. Bir ailede olan 5 çocuğun da aynı olmasını bekleyemeyiz. Baba tüm çocuklarına aynı şeyi söyler ama beşi de farklı algılar, farklı davranır, farklı davranış kalıbına dönüşür.

– Ebeveyn, çocuk ilişkisinde olumlu, olumsuz davranışlar neler?

– Anne-babaların hepsi değil, ama gittikçe artan miktarda ebeveyn, artık çok dikkatli, çok uğraşıyorlar. Şimdi çocuk psikolojisi gibi bir kavram gündeme geldi. Çocuklar kendi kullanma kılavuzlarıyla doğmuyor. Çocuk yetiştirmek için genel bir kılavuz oluşturmaya çalışıyoruz. Ama bir çocuk için uygun olan öbürü için pek de uygun olmayabiliyor. Şimdilerde çocuk odaklı aileler var. Çocuk ne isterse o yapılıyor. ‘Ben bu evde oturmak istemiyorum’ diyorsa, aile onun istediğine göre ev seçmek için bütçelerini zorluyor. Bunu sağlamazsa kötü ebeveyn olacağını, çocuğun aşağılık kompleksine gireceğini düşünüyorlar.

– Bu davranışın olumsuz yansımaları oluyor mu?

– Anne-babanın vermesi gereken kararları çocuğa verdirtmek çok sağlıklı değil. Çünkü anne-babanın vermesi gereken kararlar vardır. Çocuğun sınırları var. Çocuğun yapamayacağı şeyler var, yapacağı şeyler var. Ayarı kaçırmamak lazım. Çocuğun her isteğini yapayım derken bunalıp, ‘öf yeter daha ne istiyorsun sen’ diyerek öfke atakları yaşamamak lazım.

– Çocuğun kullanma kılavuzu yoksa anne-babalar neye dikkat edecek?

– Çocuğun sınırlarının olması çok önemlidir. İstedikleri, istemedikleri, kişiliğinin çok ezilmeden büyütülmesi önemli, ama sınır kavramı da sınırsızlık olmamalı. Çocuk yetişkin tarafından yönlendirilmeye ihtiyaç duyar. Çünkü çocuk bilmiyor, neyin nerede bitmesi gerektiğini. Onun için o mutlaka zorlar. En mülayim çocuk bile mutlaka sınırlarını zorlar. Anne-babanın orada net durması, sınırı aştırmaması önemlidir.

– Her isteği yerine getirilen bir çocuk mutlu oluyor mu?

– Hayır. Çocuklara bir oyuncak alınıyor, daha mağazadan çıkmadan bir tane daha istiyor. O da alınıyor. Çocuğa oyuncak alınca çocuğun mutlu olacağı sanılıyor. Oysa bir sürü oyuncak bir sürü mutluluk değildir. Çocuğa bir oyuncak alırsanız, yarım saat oynar, sonra heyecanı söner. Aslında çocuk bu şekilde tüketmeyi öğrenir. Zamanla da hayatı, kendini ilişkileri tüketmeyi öğrenir. Tüketmeyi öğrene öğrene gelen bir kuşak var şimdi. Ne yapacağını bilmiyor.

Sınırı aşmak ister

– ‘Kuşak çatışması’nda neler yapılmalı?

– Anne ve babayla çocuğun ergenlik döneminde çatışması çok normaldir. Ergenlik, gencin kabuğunu kırıp, kendisini yeniden şekillendirmeye çalıştığı dönemdir. O yüzden öfkelenmeler, sınır ihlali yapmalar çok normaldir. Çocuktan korkup sınır ihlalleri yapmaya çok da izin vermemek lazım. Örneğin, 15 yaşındaki çocuğun babasının arabasını çalıp götürmesine izin vermemek lazım, ama çocuğun hiçbir adımına izin vermeyecek kadar sınırlanmaması da gerekir. Kendisine ve başkasına zarar vermeyecek durumlarda, ergenin gereksiz miktarda engellenmemesi de gereklidir. Fazla engellenirse çocuk o sınırı aşmak isteyecektir. Çok fazla engellediğinde yalan söyleyerek, kandırarak, çalarak, zorbalıkla bir şey elde etmeye çalışacaktır. Sonra da ailede öğrendiği yöntemi başka insanlarla ilişkisinde de kullanmaya kalkıp istediğini bu yollarla elde etmeye çalışacaktır. Bedel ödemeyeceklerini sanırlar. Bedelle karşılaşınca da öfkelenirler. Ergenler istek ve bedel dengesini bu yaşlarda öğrenmek durumundalar.

Baba daha çok sahiplenmeli

– Anne baba çocuk ilişkisi nasıl olmalı?

– Çocuk odaklı aileler olmaya başladıktan sonra çocuğun üzerine çok titreniyor. Orada anne çocuğu o kadar sahipleniyor, seviyor ki; çocuğa hiç zarar gelmesin istiyor. Her koşulda korumak istiyor. Hatta bazen fazla telaş ederek babadan bile korumaya çalışılıyor. Böyle durumlarda babalar anne kızacak diye çocukla sık ilişki kurmuyor. Annelik içgüdüsel bir duygu iken babalık öğrenilen bir şeydir. Baba da çocukla ilgilenmeli. Zaman zaman anne bir miktar geriye çekilmeli, baba da daha çok sahiplenmeli çocuğu. ‘Baba çocuğu dürter, anne çocuğu yatıştırır’ diye bir laf var. İkisi de gerekli aslında. Babanın anneden farklı oynaması, çocuğun sınırını koyması, rekabete girmesi, kendini korumayı öğrenmesi de çocuk için geliştiricidir. Annenin koruması da geliştiricidir. Birinden birini seçmek zorunda değiliz. (Milliyet)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here