UYARIYORUM: TEHLİKE ÇOK BÜYÜK!

0
75

UYARIYORUM: TEHLİKE ÇOK BÜYÜK!

 

Dursun ERKILIÇ

Demokrasilerde ‘hastalıklara’ karşı en etkili silah seçimdir.

31 Mart 2019’da büyük bir katılım ve büyük bir başarı ile gerçekleştirdiğimiz yerel seçimin sonuçları, ilaç olmak yerine ‘ölüm uykusu’ndaki bazı sorunları hortlattı…

Yani…

Panzehir olması gereken seçimi zehre dönüştürmek isteyenler çıktı ortaya…

Bu yorumun sahibi benim ama sebebi HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan!

EN YETKİLİ AĞIZLAR DİLE GETİRİLDİ

Birkaç gündür Cumhurbaşkanı Erdoğan, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Öz Taşıma-İş Genel Başkanı Mustafa Toruntay yaptığı açıklamalarla çalışma hayatında tüm dengeleri altüst edecek gelişmelere dikkat çekmiş, uyarı ve tavsiyelerde bulunmuştu. Bunlara HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da katıldı ve çok çarpıcı açıklamalar yaptı.

Açıklamalara yansıyan endişelerin ne anlama geldiğini, bendeniz gibi 40 yıldır çalışma hayatını takip eden gazeteciler, sendika yöneticileri ve emekçiler çok iyi bilir.

Asıl yapılması gereken şey hak-hukuk arama mücadelesi iken; işçinin, memurun arasına 40 yıl önceki kin tohumlarını ekmeye kalkmak, rakip sendikayı ‘çökertme’ adına emekçileri tehditle istifaya zorlamak, ideolojik farklılıkları menfaat savaşlarına araç ve silah yapmak bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür.

HAK-İŞ Genel Başkanı düzenlediği basın toplantısında, bu kötülüğün haberini, “31 Mart yerel seçimleri sonrasında üyelerimizin zorla ve baskıyla istifa ettirilmesini kınıyoruz” diyerek duyurdu.

Devamı da bir o kadar çarpıcıydı sözlerin. Şöyle:

“Bazı belediyelerde HAK-İŞ ve bağlı sendikalara yönelik operasyon (seçim gecesinin sabahı, daha mazbatalar alınmadan) 1 Nisan 2019 tarihinden itibaren başlatıldı.”

“HAK-İŞ olarak iyi niyet taleplerimizi, müzakere edelim, masada olalım, birlikte çalışalım taleplerimizi karşılayan Belediye Başkanlarımızla çalışmaya hazırız” vurgusunu birkaç defa yaptıktan sonra, yukarıda dikkat çekmeye çalıştığım konulara değinirken; olumsuzlukların Antalya, Esenyurt, Küçükçekmece, Artvin, İzmir Menderes, Ödemiş, Zonguldak Ereğli ve Tarsus’ta yaşandığını belirterek, “Acaba işçilere yönelik bir operasyon hazırlığı mı var?” şeklindeki can alıcı soruyu yöneltti.

BAZI GERÇEKLER VE ÖRNEKLER…

Oysa çok çarpıcı bir gerçek vardı ortada. O gerçeği şöyle anlattı Mahmut Arslan:

“Bu belediyelerde çalışan arkadaşlarımız taşerondan kadroya geçmelerinde büyük emek verdiğimiz arkadaşlarımızdır. Bir başka sendikadan istifa ederek bizim sendikamıza üye olmadılar. Biz sendikasız, taşeronda çalışan işçileri örgütledik ve bu arkadaşlarımızla birlikte mücadele ederek kadro hakkımızı elde ettik…”

Bununla ilgili örneklemeyi Küçükçekmece üzerinden yapan Mahmut Arslan, bu Belediyenin üç dönemdir AK Partili bir Başkan tarafından yönetilmesine rağmen yetkili sendikanın DİSK’e bağlı Genel-İş sendikası olduğunu hatırlattı. HAK-İŞ bu belediyede sadece taşeron ve taşerondan kadroya geçen çalışanlara yönelik bir örgütlenme çalışması yürütmüş. Yani bunca süre ‘o sendikan istifa edin de bizim sendikaya gelin’ denmemiş işçilere…

Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlarına seslenen Mahmut Arslan, seçim sürecinde ‘hiç kimsenin işiyle, aşıyla oynanmayacağından bahsedildiğini hatırlattıktan sonra, “Ancak bu ifadelerin tersine bazı uygulamalara şahit oluyoruz. Bazı belediye başkanlıklarının CHP tarafından kazanılmasından sonra karşılaştığımız tablo var.  Bu tablo bizi hem rahatsız ediyor, hem üzüyor hem de önümüzdeki süreçlerde daha derin ve daha içinden çıkılmaz sorunlara yol açacağından endişe ediyoruz” dedi.

CHP’Lİ VE HDP’Lİ BELEDİYE BAŞKANLARINA ÇAĞRI

Genel Başkanı olduğu Hizmet-İş Sendikası başta olmak üzere, Öz Güven-Sen ve Öz Taşıma-İş sendikalarından toplam 5 bin 500 civarında işçinin istifa ettirildiğini kaydeden Arslan bunlar DİSK ve Türk-İş’e bağlı sendikalara üye yapıldığını söyledi.

“CHP’li ve HDP’li belediye başkanlıklarını buradan bir kez daha uyarmak istiyorum. Bütün belediye başkanları bizim ve çalışanlarımızın da belediye başkanıdır. Belediyelerimizde daha kaliteli hizmetin verilebilmesi için belediye başkanlarımızın yanlarındayız ve onlara destek olacağız” diyen HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Kavgalar, baskılar, tehditler ve bir kısım belediye başkanlarının adına hareket eden insanlar durdurulmazsa ikinci aşamaya geçeceğiz. Bu konuda hazırlıklarımızı yapıyoruz. Başta Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmak, uluslararası sendikal hareketi bu konuda uyarmak ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bünyesinde bir kısım teftiş incelemesiyle bu baskıların ortadan kaldırılması gibi taleplerimizi gündeme taşıyacağız” dedi.

İŞ İŞTEN GEÇMEDEN HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALI

‘Ölüm uykusu’ndaki sorunları hortlatacak, çalışma hayatının huzurunu bozacak, belki de işçi-memur tüm emekçileri yeniden ideolojik bir kavganın içine çekecek olan bu gelişmeler çığırından çıkmadan gereken yapılmalı.

Tüm belediye başkanları tüm sendikalar, konuyla ilgili tüm kamu kurumları ve yöneticileri ile bu ülkenin kalkınmasında alın teri bulunanlar üzerine düşeni yapmalı. Ok yaydan çıkarsa döndürmek mümkün değildir.

Sendikal harekete ve Türkiye’ye zarar verecek söylem ve eylemlerden kaçınılmalı, çalışma hayatı, Batı dünyasında hangi zemin üzerine oturtulmuşsu aynı zemin üzerine oturtulmalıdır. İşçi tehditle değil kendi tercihiyle seçmelidir üye olacağı sendikayı. Aksi takdirde işçiler, memurlar üzerinden ‘yok edici’ bir menfaat kavgasının işaret fişeği ateşlenecek ve bu kavganın nereye varacağı kimse kestiremeyecektir…

Her şeyin konuşulacağı değil de herkesin dikkatli olacağı bir ortamda bulunduğumuz için, “herkes 31 Mart öncesi ayarlara dönsün” çağrısı yapmak en doğrusu olsa gerek.

Basın toplantısında HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Toruntay, Genel Sekreter Dr. Osman Yıldız ve Genel Sekreter Yardımcısı Erdoğan Serdengeçti de hazır bulundu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here