İTİ ÖLDÜRENE SÜRÜTTÜRELER!

0
78

İTİ ÖLDÜRENE SÜRÜTTÜRELER!

Dursun ERKILIÇ

Bir etkinlik dönüşü bindiğimiz otobüsün önümdeki koltuğunda oturan kadınlardan biri ötekine, ‘pencereden görünen manzara ile bir fotoğrafımı çeker misin’ dedi. Fotoğraf çekecek olan ve sonradan Azerbaycan Türkü olduğunu söyleyen kadın bu isteğe karşılık “İti öldürene sürüttüreler” dedi!

Açıkçası önce, “Beni buralara sen getirdin, bunun karşılığı olarak şimdi sana hizmet etmemi istiyorsun” gibi bir anlamı olsa gerek diye düşündüm…

Daha sonra araştırınca gördüm ve anladım ki anlamı çok farklı.

TDK, Azerbaycan Türkçesinden biraz farklı olarak, “iti öldürene sürütürler” şeklinde ifade ettiği deyimin anlamını şu şekilde açıklıyor:

“Çığırından çıkmış olan bir işin düzeltilmesi, bu işe yol açan kimseye düşer.”

YOĞUN BİR GÜNDÜ…

Deyimin anlamını araştırdığım gün (21.04.2019), CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İstanbullulara teşekkür mitingi vardı. Ayrıca, Sri Lanka’daki terör saldırılarında 200’ün çok üzerinde bir can kaybı yaşanmış ve ölü sayısının artmasından korkuluyordu.

Bir de, yüreğimizi yakan 4 şehidimizin cenazeleri kaldırılıyordu…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye-Irak sınır hattında teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan askerlerden Piyade Er Yener Kırıkcı’nın cenaze törenine katılmak üzere Ankara’nın Çubuk ilçesinin Akkuzulu köyüne gitmişti.

Vahim bir olay yaşandı…

Cenaze namazı sonrası bir grup tarafından protesto edilen Kılıçdaroğlu yumruklu saldırıya uğradı.

‘Vahim’ diyorum ama ötesinde bir olay bu…

TEHLİKE İŞARETİ…

Geçenlerde bir yazı yazmıştım; başlığı, “Uyarıyorum: Tehlike çok büyük” şeklindeydi…

O yazıda, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı kanlı olaylara gönderme yaparak herkesin dikkatli olması ve üzerine düşeni yapması gerektiğini söylüyordum.

Tehlikeyi, yerel seçimler sonrası bazı belediyelerde yaşanan baskılar sonucu işçilerin, memurların sendika değiştirmeye zorlandığı ve bunun çalışma hayatı ile birlikte toplumsal barışı da etkileyecek olumsuzluklara yol açabileceğini; doğru olanın; çalışanların özgür iradesi ile istediği sendikaya üye olmasına imkan sağlanması olduğunu vurguluyordum…

Tehlike başka yerden, siyasetin göbeğinden geldi!

Birçok konudaki söz ve tavırlarını eleştirdiğim Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı şehit cenazesinde saldırıya uğradı. Daha önce konvoyu PKK terör örgütü tarafından taranan, TBMM’de yumruklu saldırıya uğrayan Kılıçdaroğlu’na geçmiş olsun…

AMAN DİKKAT!

Bu saldırının, öncekiler gibi hiçbir haklı gerekçesi olamaz…

Eleştirmek, protesto etmek ayrı; fiziki saldırıya kalkışmak çok ayrı bir şey…

Bu tür olayların geçmişte siyasi ziyadesiyle gerdiğini ve çok tehlikeli gelişmelere yol açtığını biliyoruz.

Hadise, Allah korkusun istenmeyen gelişmelerin fitilini ateşleyebilir.

Bunu isteyen, bekleyen hatta tahrik ve teşvik edenlerin olduğunu biliyoruz.

Onun için: Aman dikkat!

ÇÖZÜM BELLİ…

Çözüm ne derseniz? Şu:

-İti öldürene sürütürler!

Evet, çözüm, “Çığırından çıkmış olan bir işin düzeltilmesi, bu işe yol açan kimseye düşer”in gereğini yapmakta…

Yani, siyaseti geren söylem ve eylemlerin sahibi siyasetçiler ile tüm bunları kamuoyuna yansıtan medyanın diline düşer!

Siyaseti rayına oturtup yürütemeyen siyasetçilerin bunu başkalarından bekleme hakkı yoktur!

Çünkü, herkes kulaklarını açmış sabah-akşam onları izliyor, dinliyor ekranlardan.

Televizyon ekranlarına yansıyan görüntüleri haberleştiren ve sunan medya mensupları ile gazete sayfalarına yansıyan başlık, haber, yorum ve fotoğraflara imza atanlar da dikkatli olmak, hassasiyetleri göz ardı etmemek zorundadır.

80 milyon olarak karadaysak aynı çatının altında, denizdeysek aynı geminin içinde olduğumuzu unutmayalım lütfen. Özellikle ve öncelikle siyasetçiler, gazeteciler, televizyoncular, STK temsilcileri elbette…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here